“Evlenmeden önce her şey çok iyi gidiyordu. Birbirimizi arzuluyor, cinsel birleşme hariç her türlü yakınlaşmanın heyecanını yaşıyorduk. Ama o ilk gece ne olduysa oldu. Asla ilişkiye giremedik. Çok istedim, çok arzuladım eşimi. Bir kasılma, titreme, değil bacaklarımı açmak, bedenimi rahat bile bırakamadım. Sonrasında da çok denedik. Ama hep aynısı oldu. Kendimi çok kötü hissediyorum.”

“Karımın acı çekmesini asla istemem. Zaman zaman beni yeterince sevmediğini bile düşünüyorum. Onu o kadar seviyorum ki ne yapalım cinsel birleşme olmadan da birlikte olabiliriz. Önemli olan birbirimizi ne kadar sevdiğimiz değil mi?”

VAJİNİSMUS %100 Tedavi Edilebilir

 

Kız çocukları daha çok küçük yaşlardan itibaren “kapat” bacağını, eteğini gibi telkinlerle ve cinsellikle ilgili sadece merak içeren soruları ayıp ve azarlamalarla cevapsız bırakılarak büyütüldüklerinden, cinsel ilişkiye ve karşı cinse dair bilgisizlik ve içine kapanma ile büyürler. İlk gece yani ilk cinsel birleşme hakkında genellikle çok acıyacak, çok kanayacak, kenetlenebiliriz gibi yanlış ve gerçeklikle pek bağdaşmayan bilgileri de etrafından öğrenen kadın, ilk deneyim karşısında büyük bir panik ve kaygı yaşar. Böylesi bir durumda da cinsel ilişkiden kaçınma davranışı oldukça doğaldır. Aslında eşini arzulamakta ancak korku ve endişesine yenik düşerek istemsiz olarak cinsel ilişkiden kaçınmaktadır.

Vajinismus en klasik tanım olarak, vajinal kasların istemsiz kasılmaları sonucunda cinsel ilişkinin olamaması veya oldukça ağrılı olması olarak tarif edilmektedir. Bu probleme sahip bayanlarda, kasılmalar yalnızca vajinal girişle sınırlı olmayıp, aynı anda karın, bel, sırt, bacak gibi vücudun pek çok bölgelerinde ki kasılmalarda eşlik edebilir. Bu tanımda en önemli nokta kasılmaların “istemsiz” olmasıdır. Aslında kadın eşi ile cinsel birleşmeyi arzulamakta ancak elinde olmayan sebeplerle bunu gerçekleştirememektedir. Yani aslında kadın bilinçaltında oluşan korku nedeniyle kendisini korumak için “istemsiz kasılmalarla” bir tür savunma kalkanı geliştirmiştir. Eşi cinsel birleşme girişiminde bulunduğunda da itme, korku ve panik duyguları ortaya çıkabilmektedir.

Aslında vajinismus şikayeti kadının hayatında başından beri vardır. Ancak geleneksel yapı içerisinde evlilik öncesi cinsel hayatın aktif olmaması ve yaşanan cinsel paylaşımların cinsel birleşmeyi içermemesi nedeniyle, bu şikayet su yüzüne çıkmamıştır. Evlilik sonrası ilk cinsel birleşme denemesinde korku ve kasılma ortaya çıkınca, birkaç ay içinde cinsel birleşme denemeleri giderek seyrekleşir ve çift cinsel birleşme olmadan cinselliği yaşamayı alışkanlık haline getirir.

 

VAJİNİSMUSUN Nedenleri Nelerdir?

 

% 90 sebebi psikolojik kaygı ve sıkıntılarla ilişkilidir. Geriye kalan  %10 ise organik, yani yapısal nedenlere bağlıdır.

Organik (yapısal) kökenli vajinismus nedenleri arasında genellikle; kızlık zarına ilişkin anomaliler, vajina içindeki yapısal bozukluklar, bartolin absesi, vulvar vestibulit sendrom, PID ve vajinitler yer almaktadır.

Psikolojik kökenli vajinismus nedenleri arasında ise, eksik ya da yanlış cinsel bilgilenmeler, cinsel yaşantıyla ilişkili farkında olmadığınız abartılı korkularınız, eş ilişkisinde yaşanan olumsuzluklar, hamile kalma korkusu, katı ahlak kuralları, toplumsal katı cinsel tabular, baskıcı aile rejimi, geçmişte yaşanan kötü cinsel deneyimleriniz, travmatik jinekolojik muayenelerden kaynaklanan korku ve kaygılarınız yer alıyor olabilir.

 

VAJİNİSMUS % 100 Tedavi Edilebilir

 

Vajinismus tedavisine yönelik olarak birçok farklı tedavi yöntemleri bulunmaktadır. Karşılaşılan sorun aynı olmasına rağmen, eşlerin bu sıkıntıya dair hissettikleri ve problemlere yaklaşımları farklı olabilir. Bu nedenle sorunun tüm yönleriyle ele alındığı duygu, düşünce ve beden uyumuna yönelik, her eş için özel bir terapi yaklaşımının uygulandığı tedavi başarılı olacaktır. Tedavi sırasında, genellikle cinsel bilgilendirme, duygusal rahatlama ve bedene yönelik egzersizlerin yer aldığı bir bütünlük içerisinde çalışılır. Tedavinin başarısı, eşlerin birbirlerini destekleme gücüyle, tedaviye ara vermeden devam etmeleriyle ve terapistle kurdukları güven ilişkisiyle yakından ilgilidir. Ayrıca anatomik olarak her şeyin yolunda olup olmadığına dair jinekolojik ya da ürolojik muayene tedavi sürecinin doğru işlemesi için önemlidir.

Vajinismus her ne kadar kadına ait bir sorun gibi algılansa da terapilerin eş ile birlikte yürütülmesi tedavinin başarısını artıran bir unsurdur.